Ana Sayfa FUTBOL Sempati mi Nefret mi | İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü

Sempati mi Nefret mi | İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü

9 dakikada okuyabilirsiniz.
0
4
167

1990 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen tarafından spor kulübü olarak kurulan Başakşehir Futbol Kulübü, son yılların en çok konuşulan Türk takımları arasında. 2014 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Spor Kulübü bünyesinden ayrılarak faaliyetlerine Başakşehir Futbol Kulübü olarak devam eden Süper Lig ekibi ilk dönemlerinde taraflı tarafsız herkesin beğenisini ve sempatisini topladı. Fakat son dönemlerde futbol severlere itici gelen bir kulüp durumunda. Niye, neden, nasıl? Gelin şimdi bu futbol kulübünü artıları ve eksileri ile ele alalım.

Başakşehir Futbol Kulübü, Süper Lig’de kalıcı olmak ve kadro derinliğini güçlendirmek için mücadele ettiği dönemlerde 60 yıllık Süper Lig tarihinde 3 büyüklerin hegemonyasını bitirecek bir kulüp olarak taraflı tarafsız herkesin beğenisini topladı. Bu beğeninin en büyük sebeplerinden biri ise Abdullah Avcı oldu. Kulübün başında olduğu süre zarfında Başakşehir, 4 büyükleri her zaman terleten bir takım haline geldi. Gerek oynadığı futbolla gerek ise altyapıdan çıkarıp Avrupa ve ülke futbolumuza kazandırdığı oyuncularla vizyonu ve misyonu olan bir kulüp olarak adından söz ettirmeye başladı. Günümüzde ise ülkemize sadece genç, yetenekli futbolcular kazandırmamak ile birlikte yaptığı Clichy, DembaBa ve Robinho gibi yıldız transferler de bu kulübe olan sempatinin bir parçası haline gelmiş durumda. 3 büyük İstanbul kulübünün taraftarlarından şu sözleri duymak hep mümündü: “Biz şampiyon olamaz isek Başakşehir olsun.” Artık ülke futbolunda öne çıkan takımlar ile Başakşehir’in maçları bir derbi havasında geçmekte ve 3 büyüklerin taraftarı olmayan futbol severler Başakşehir’e sempati beslemekte. Son yıllarda zirveye oynayan, amacı ligde kalıcı olmak değil şampiyonluğa oynayanbir takım olarak günümüzde İstanbul’un dördüncü büyük takımı tabiri ile kabul gören Başakşehir’in 34. hafta sonunda şampiyonluğa ulaşıp ulaşamayacağı büyük bir merak konusu olmuş durumda. Öyle ki sosyal medyada büyük bir kesim tarafından “Başakcity” benzetmeleri de sürekli olarak yapılıyor.

Ama yaklaşık 3 senedir Başakşehir’e ve oynadığı futbola olan sempati yerini iticiliğe bırakmış durumda. Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi olarak uzantılı destekler ile birlikte kulübe yardım sağlanması söylemleri sayılabilir. İkincil bir neden olarak Türk hakemlerinin Başakşehir’e toleranslı davranmasının iddia edildiği gözüküyor. Önemli maçlarda kendi lehlerine karar vermeleri, VAR sistemi geldiği halde hala bu taraflı hakem kararlarının devam etmesi söylenebilir. Takımı itici hale getiren bir başka sebep ise ülke futbolu olarak Avrupa’da ülke puanına çok ihtiyacımızın olduğu şu dönemlerde kulübün Avrupa maçlarında varlık gösterememesi ve bu maçları ciddiye almaması durumudur. Şampiyonlar Ligi Play Off’larında Sevilla ile oynanan maçlar hariç kayda değer hiç bir varlık göstermeyen Başakşehir, üstüne üstlük belki de güle oynaya kazanacağı Avrupa Ligi maçlarını ciddiye almadı. Lig yarışını daha önde tuttular ve çıkartabileceği güçlü kadroları çıkartmayarak grup aşamasını geçmeyi de fazla önemsemediler. Avrupa hayali ile her sezona hedeflerle giren birçok takımımız bulunuyor. Sezonu bu takımların üstünde bitirmek, ardından da Avrupa maçlarına önem vermemek haliyle büyük bir tepki alıyor. Aynı zamanda hakemler ve Arda Turan arasındaki gerginlik de kulübe olan bakışın olumsuza çevrilmesinde etkili oldu. Geçen sezon yaşanan olayda Başakşehir’li futbolcu Arda Turan’ın karşılaşmanın yardımcı hakemi Erdinç Sezertam’a fiziksel müdahalede bulunması ile birlikte takıma olan iticilik bir nebze daha artmış oldu. Aynı şekilde Volkan Babacan’ın muhabirler ile yaşadığı gerginlik de akıllarda kalan bir başka olay oldu.

Gerek iddia edilen bağlantılar gerek hakemler gerek ise kulübün oyuncularının etik kurallara aykırı davranmaları Başakşehir’e duyulan sempatiyi bir antipatiye dönüştürmekte ve bu olaylar takıma olumsuz bir izlenim bırakmakta. Bu izlenimlerin olumlu bir bakış açısına dönme ihtimali var mı? Elbette var. Fakat şu anda takımın ve mali yapının gidişatından dolayı kulübe olan bakış uzun bir süre değişmeyecek gibi gözüküyor.

Load More Related Articles
Daha Fazla İlgili Makaleyi Oku Vural Tekcan
  • Ajax’ın Rüyası Devam Ediyor!

    Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ilk maçında Hollanda temsilcisi Ajax, İngiliz ekibi Tottenha…
  • Onyekuru’ya Talipler Artıyor

    Galatasaray’ın başarılı kanat oyuncusu Henry Onyekuru, gösterdiği performans ile sezonun e…
  • Şampiyonlar Ligi’nde Erken Final!

    Şampiyonlar Ligi Yarı Final aşamasının ilk maçında geçtiğimiz sezonun finalisti Liverpool,…
Daha Fazla Oku FUTBOL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir